Ne olacak hâlimiz dediğimizde, ciltler dolusu yazılan ve bundan sonra da yazılacak onca yazı biz olmayı anlatmıyorsa, çözüme ulaşmanın sıfır olması kaçınılmazdır. Var olan bunca sorunun çözümü için, yaratılmışların en akıllısı kabul edilen insanın birey olarak mükemmel olabilmesi için, çekirdek yapısı içerisinde ve toplamda üstlendiği görevleri doğru olarak yerine getirmesi gerekmektedir. Bu görevler, çekirdek yapı dediğimiz aile içerisinde başlamalıdır.
Aile içerisinde başlayan biz olgusu ne kadar sağlam oluşturulursa, toplumsal yapı da o kadar güçlü ve sorunsuz olacaktır. Nedir biz olmak? Sorular soralım kendimize. Mesela: Biz ailece kahvaltı yapıyor muyuz? Akşam yemeklerini beraber mi yiyoruz? Biz sinemaya/tiyatroya beraber mi gidiyoruz? Dedemin ziyaretine beraber mi gidiyoruz? Biz ile başlayan bu soruları çoğaltmak mümkün elbette. Günümüzde bu sorulara alınacak cevapların maalesef “hayır” ağırlıklı olduğuna şahit oluyoruz. Hayır cevapları çoğaldıkça bizlerin empati duygusu zayıflamakta, karşılıksız vermekte ve paylaşmakta zorlanır hâle gelmekteyiz. En önemlisi de merhamet duygusunu kaybetmekteyiz. Bu olguların topluma yansıması ise sosyal sorunların ana kaynağını oluşturmaktadır.
Toplumlardaki bu soruna cevap arıyorsak, amasız fakatsız önce kendimize bakabilmeliyiz. Kendimizi görebiliyorsak, sorunun kaynağına inebilmişiz demektir.
Bugün bireyselleşme zehri içinde eriyip gidiyoruz. Bir ailenin içindeki bireyler bile birbirlerini tanımaz hale geidiler. Yazınız gayet anlamlı. Teşekkür ederiz.