gençlere, anne babalara ve öğretmenlere
Hayat, insanı yalnızca yaş aldıkça değil; denedikçe, yanıldıkça, emek verdikçe ve cesaret gösterdikçe olgunlaştıran uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta gençler hayallerinin peşinden yürürken; anne babalar ve öğretmenler de bu yürüyüşte onlara yön gösteren, cesaret veren ve yollarını aydınlatan en önemli rehberlerdir. Her bireyin kendini gerçekleştirme çabası, doğru destekle birleştiğinde anlam kazanır; yanlış yönlendirmelerle ise körelebilir. İşte bu yazı, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmeleri, anne babaların ve öğretmenlerin ise bu potansiyelin ortaya çıkmasına nasıl katkı sunabileceklerini yeniden düşünmeleri amacıyla kaleme aldık.
Sevgili gençler, unutmayın; kendi emek ve gayretinizle varamadığınız yerde uzun süre kalamazsınız. Vardığınız yerde etkili ve verimli olamazsınız. Vardığınız yerde kalıcı olmak için çıktığınız merdivenin basamaklarını tek tek ve fedakârlıkla çıkmanız gerektiğini asla unutmayın. Ulaştığınız yerde kalıcı olmanız, çıktığınız yolda emin adımlarla yürümenizin eseri olacaktır.
Sevgili gençler, başlayacağınız yeni işte ya kendinizi sürekli geliştirme konusunda bir çaba içinde olun ya tecrübeli insanlardan fikir alın ya da mevcut tecrübelerimizden yola çıkın. Tecrübeli insanlara danışmak, onların tecrübelerinden faydalanmak uzun bir ömrün meyvelerinden toplamak gibidir. Ve giriştiğimiz her işte şimdiye kadar başardıklarınız, yapabildikleriniz ya da yapamadıklarınız asla size bir sınır oluşturmasın. Çünkü her yeni başlangıç yeni bir hikâye, yeni bir umuttur.
Sevgili gençler, hedeflerinize ulaşma yolunda karşılaştığınız güçlükler karşısında korkarak geri çekilen mi, gözü bir şey görmeden delice atılan mı olacaksınız? Unutmayın, korkaklık ve delice öne çıkmak iki aşırı uçtur. Siz orta yolu, mantıklı bir cesareti tercih etmeye özen gösterin. Orta yolda hayal kırıklığından ziyade kabul edilebilir sonuçlar vardır. Korkarak geri çekilen ya da korkutulan ve kontrol altına alınan olmamaya özen gösterin.
Sevgili gençler, yaşamınızda karşınıza çıkan durumların hep istediğiniz konularla ilgili olacağı yanılgısına sakın kapılmayın. Hayat; gece ile gündüzü, iyi ile kötüyü, sıcak ile soğuğu, mutluluk ile hüznü, başarı ile başarısızlığı en iyi şekilde harmanlayan bir ustadır. Önemli olan yaşadıklarınız olmayıp, yaşadıklarınıza bakış açınız ve zorluklarla mücadele gücünüzdür. Hayatınızdaki güzelliklerin keyfini çıkarmayı, olumsuzluklarla ise mücadele etmeyi ihmal etmemelisiniz. Hayat, onu yaşayan herkes için bir mücadele alanıdır.
Sevgili gençler, hayat tercihlerimiz arasında sürekli birini seçebilme serüvenidir. Karşınıza ne hep güzel şeyler çıkacak ne de siz hep doğru tercihlerde bulunabileceksiniz. Asıl olan, karşınıza çıkanlardan ziyade sizin karşınıza çıkanları karşılama gücünüzdür. Bu güç size engelleri aşma, zorluklarla başa çıkma ve mücadele etme sinerjisi de sağlayacaktır.
Ve asla unutmayın; hayat size ne yaşatırsa yaşatsın, karşınıza neyi çıkarırsa çıkarsın duruşunuzdan asla ödün vermeyin. Yaşadığınız iyi de olsa, kötü de olsa; başarı da olsa, başarısızlık da olsa üstesinden gelecek olanın yine sen olduğundan asla geri adım atma. Karşılaştıkların senin tercihin olmasa da karşı koyma ve üstesinden gelme cesareti senin tercihin olmalıdır.
Sevgili gençler, yaşam serüvenimiz içinde karşımıza birçok farklı insan modeli çıkacaktır. Bunlar arasında iki tür insan biraz daha önde olduğuna göreceksin.
Birincisi, hayallerinin peşinden giden cesur insanlar.
İkincisi ise ilgi ve bilgisi ile hayatını şekillendirmek isteyen insanlar.
Hayallerinin peşinden cesur adımlarla gidenler, hayatlarında gerçekte olmaları gereken yerin çok daha üzerine çıkarlar. Çünkü bu insanlar girişken ve atılgan bir yapıya sahiptir.Risk alan bir yapıda olmaları, hayallerini gerçekleştirmek için her zaman korku ve endişelerinin üzerinde bir motivasyona sahip olmalarını sağlar. Onlar için risk almak ve hayallerinin peşinden gitmek temel prensiptir.
İkinci insan modelinde ise risk almak her zaman ikinci plandadır. Risk almayı sevmez, garantici bir yapıdadırlar. Bilgi ve yetenekleri onların en önemli rehberleridir. Bu özellikleri, tercihlerini yönlendiren temel unsurdur. Karşılaşabilecekleri en küçük riski bile göze almazlar. Çünkü risk almak onlar için kaybetme ihtimaliyle yüzleşmektir.
Bu iki tür insan modelindeki bireylerden ilki hayatta başkalarının tahmin edemeyeceği yerlere gelebilirken, ikincisi ise verdiği onca emeğe rağmen neden olmadığını sorgulayıp dururlar. Bu anlamda hayallerinin peşinden risk alarak gitme cesareti çok önemlidir. Mantıkla ve emekle şekillenen bu risk alış, bu insanları hedeflerine ulaştıran temel sinerjidir.
Sevgili gençler, denemeden yapıp yapamayacağınıza karar veremiyorsanız,, kendinizi gerçekleştirme ve hedeflerinize ulaşma adına deneyin; denemekten sakın çekinmeyin. Deneyin ve sonunda mutlaka başaracağınıza inanarak yola çıkın.
Kendinizi iyi tanıyın! Kendinizi iyi tanımanız, hayatınızın yönünü belirleyen önemli dinamiklerden biridir. “Hangi hayallerim var? Bu hayalleri gerçekleştirmek için hangi yeteneklere sahibim? Hayallerim ve yeteneklerim, yapabileceklerimle ne kadar örtüşüyor? İlgi duyduğum alanlarla kabiliyetlerim ne kadar uyumlu?” şeklinde uzayıp giden birçok sorunun cevabının sizde, kendinizde saklı olduğunu asla unutmayın.
İç dünyanızda bu soruların cevaplarını mutlaka bulun. Bu cevapları bulmanızın ardından geriye hayallerinizi gerçekleştirmek için ne kadar istekli ve cesur olduğunuz kalacaktır. İsteğiniz ve cesaretiniz, kendi kapasitenizin sınırlarını görmenizde ve yapabileceklerinizin neler olduğunu fark etmenizde sizi yönlendirecektir. Çünkü “Hayat, hiç düşmeden yer çekiminin varlığını, hiç ıslanmadan yüzemeyeceğinizi, hiç adım atmadan yol alamayacağınızı size göstermez. Denemekten çekinmeyin. Ancak hayallerinizi gerçekleştirme yolunda ilgi ve yeteneklerinizin rehberiniz olması gerektiğini sakın unutmayın.”
Sevgili gençler, yapabileceklerinizin sınırı kendiniz olduğunuz yerdir. Sınırlarınızın en sonuna varmak için rehberiniz hedefleriniz, verdiğiniz emek ve iç kararlılığınız olsun. Akılcı konmuş, gerçekçi bir hedef; alın teriyle ıslanmış emek ve mantığın arkadaşı olan bir kararlılık sizi her zaman mutlu olacağınız, mutlu olduklarınızdan huzur bulacağınız yere taşıyacaktır.
Sakın unutmayın ki hayat, emekle inşa edilmiş cesaret kuleleriyle doludur. “Yapamazsın, başaramazsın, senden adam olmaz” nidalarıyla çevrenizde fırtınalar koparanlar arasında belki en yakınlarınızda bulunan, hatta en sevdiğiniz insanlar bile olabilir. Bu durum sizi yıldırmasın, varacağınız yoldan geri döndürmesin; durmanıza, duraklamanıza neden olmasın. Hayat, nice “başaramazsın, yapamazsın, senden adam olmaz” diyenleri haksız çıkarmış ve mahcup etmiştir. Verdiğiniz karardan eminseniz, attığınız adımın sağlam olduğuna inancınız tamsa yolunuz açık olsun.Hayalleriniz ve hedefleriniz sizi bekliyor. Vakit yürüme ve yol alma vaktidir.
Kıymetli öğretmenler, öğretmen olarak sizlerin en temel görevlerinden biri; öğrencilerinizin yapabildiklerinin sınırlarını tespit etmek değil, neler yapabileceklerini görebilmeleri için daha çok deneme yapmalarını teşvik etmek olmalıdır. Onları mutlu edecek ve başarıya yönlendirecek olan budur.
Kıymetli öğretmenler, okullar çocuklara ve öğrencilere neyi yapamayacaklarını, neyi başaramayacaklarını göstereceğimiz yerler değildir, olmamalıdır. Okullar; öğrencilerimizi yapabilecekleri ve başarabilecekleri konusunda cesaretlendireceğimiz, yüreklendireceğimiz ve özgüven kazandıracağımız yerlerdir, olmalıdır. Hiç şüphesiz okullar, öğrencilerimizin yapabileceklerini görmelerini, başarabileceklerini fark etmelerini ve hedeflerine ulaşmaları için ilgi ve yetenekleri doğrultusunda destek olacağımız yerlerdir, olmalıdır.
Anne baba ve öğretmenler olarak kendimize sormamız gerekir: Çocuklarımızı yetiştirdiğimiz süreçte onların tutkularına, yeteneklerine ve yapabileceklerine dair yeni kapılar mı açıyoruz? Yoksa onları kısıtlayarak, kendimizce bir kalıba sokarak yeni ufuklara yelken açma duygularını ve tutkularını mı engelliyoruz? Kendi hayallerimiz ya da onlar için kurduğumuz hayaller adına onları yönlendirerek köreltiyor muyuz? Kabullenemediğimiz hayallerinden dolayı onları engelliyor muyuz? Kendilerini gerçekleştirmelerine ne kadar müsaade ediyoruz? Yoksa onlara neyi yapamayacaklarını mı gösteriyoruz? Anne baba ve öğretmen olarak bu sorulara vereceğimiz cevapların, çocuklarımızın eğitiminde elde edebileceğimiz başarı düzeyiyle doğrudan orantılı olduğu unutulmamalıdır.
Kıymetli anne babalar, çocukların daha önce yapamadığı bir şeyi yapmaya, daha önce hep başaramadığı bir şeyi başarabilmeye ihtiyacı vardır. Onların bu keyfi yaşaması sizlerin cesaretlendirmelerinizin eseri olacaktır. Onların bu tecrübeyi yaşamaya, sizlerin de bu gurura şahit olmaya ihtiyacınız olduğunu göz ardı etmemelisiniz.
Çocuklarınızın yetişme süreçlerinde koyduğunuz kuralların olağan olanı engelleyen, ettiğiniz nasihatlerin özgüven kaybettiren, yaptığınız uygulamaların ürküten olmamasına özen göstermelisiniz. Çünkü engellenen, özgüven kaybettirilen ve ürkütülen çocuklar, asla başarılı bir çocuk yetiştirme sürecinden geçmiş sayılamazlar. Bu konuda başarının sadece anne babalar olarak sizin kişisel başarınız olmayacağı, çocuklarınızın geleceği adına ailece elde edilen gerçek bir başarı olacağı asla unutulmamalıdır.
Kıymetli anne babalar ve öğretmenler, her çocuk dünyaya kendini gerçekleştirmek için gelmiştir. Kendine ait yetenekleri, becerileri ve ilgi duyduğu alanlarıyla yaşamı boyunca kendini gerçekleştirme mücadelesi içindedir. Çocuklarınızın eğitiminde bu hususu gözden kaçırmamak gerekir. Bu hususun gözden kaçırılması, onların varlık sebeplerinin de ellerinden alınması anlamına gelecektir.
Anne, baba ve öğretmenler çocukların yetişme sürecinde onları çok iyi gözlemlemelidir. Bu gözlem, anne baba ve öğretmenlerin çocuğun yetişme sürecindeki adeta pusulası sayılabilecek kadar önemlidir. Yetişme sürecinde yapılacak iyi bir gözlem, çocuğun keşfedilmesi ve gelecekte hayatına şekil vermesi bakımından yol gösterici olacaktır. Bu kılavuzluk, doğru adımlarla gereğinin yapılması konusunda yeni fırsatlar sunar.
Gereği yapılırken izlenecek yol, çocuğa ilgi ve yetenekleri doğrultusunda alan sağlanması olmalıdır. Sağlanacak bu alan, sadece çocuğun yetiştirilmesine değil, aynı zamanda kendini gerçekleştirmiş bir bireyin hayata kazandırılmasına da katkı sağlayacaktır.
Anne babalar ve öğretmenler, çocuklara sağladıkları uygulama alanı ve verdikleri öğrenme fırsatları kadar onları tanır ve keşfederler.Öğrenme fırsatı verilmeyen, hareket alanı tanınmayan çocukları hem anne babaların hem de öğretmenlerin tanıması güçleşir; çocukların kendilerini ve yeteneklerini tanıma ve keşfetmeleri de engellenmiş olur. Bu durum anne babalar ve öğretmenler açısından bir kayıp olduğu kadar, çocuk için çok daha büyük bir kayıptır.
Sonuç olarak; hayat, gençlerin hayallerini cesaretle takip etmelerini, anne babaların ve öğretmenlerin ise bu yolculukta onları sınırlayan değil güçlendiren birer rehber olmalarını gerektiren uzun ve emek isteyen bir süreçtir. Gençlerin kendilerini tanımalarına, denemelerine, yanılmalarına ve yeniden ayağa kalkmalarına imkân tanındığında; anne babalar ve öğretmenler destekleyici, anlayışlı ve yol açıcı bir tutum sergilediklerinde ortaya kendini gerçekleştirebilen, özgüvenli ve üretken bireyler çıkacaktır. Unutulmamalıdır ki bir çocuğun potansiyelini ortaya çıkarmak, yalnızca onun değil; ailesinin, öğretmenlerinin ve nihayetinde toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır. Bu nedenle hepimize düşen görev; korkularla değil umutla, sınırlarla değil imkânlarla, vazgeçirmekle değil cesaretlendirmekle yol almaktır.