Gece
Gündüz

Kaybolmamış Gibi

16 Nisan 2026

Çocukluğumun karabasan rüyaları vardı. Bazen ocaktaki çayın altını açık, ütüyü fişte unuturum. Gelin görün ki bu rüyaları asla unutmam.


Kaba sakal kılıklı bir hırsız kaçırır beni misal, çığlık çığlığa bağırırım, sesim anneme ulaşmaz. Başka bir gece uykuma yaşlı bir cüce musallat olur. salıncak sırasının kalabalığından çeker alır beni, görünmez olurum. Bir başka rüyada bizim mahalle kocaman bir labirente dönüşür hiçbir yol eve çıkmaz, kaybolurum.
O geceler kan ter içinde uyanır, babaanneme sarılırdım. bildiğim tüm duaları tek nefeste okurdum.


Rüyalar bitti, karabasan gitti. Geriye ben ve korkularım kaldık. Büyümek sancılıydı, yetişkinlik ise kabule geçmekle başladı. Korkularım şekil değiştirdi ama peşimi bırakmadı.


Kaybolmak kadar korkutucuydu, kaybetmek de. Bir süre kendini kaybetmenin yakınlarında dolanıp durmuştum. Sessizlik hakimdi. Kime sorsanız vardım, ordaydım. bir sürü şahit vardı. Aksini iddia etmek, delilikti. Aklımı riske atamazdım. Madem görüyorlar beni, duyuyorlar, yollar da eve çıkıyor…
Kaybolmamışım gibi davrandım.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Sonraki Yazı

Pancar Salatası

Önceki Yazı

Kendini Gerçekleştirme Yolculuğunda Gençler, Aileler ve Öğretmenler