Evden uzaklaşmak, ait olduğun yerden ait olmadığın yerlere yeni bir yolculuk. Nasıl olacağını bilmediğin ama uzun uzun planlarını yaptığın hatta ailem dediklerinle konuştuğun bir dönem. Bu durum bende mide bulantısı, yerimde duramama hali, bir huzursuzlukla başlıyor. Nasıl devam ettiğini tahmin edersiniz. Evden ayrılmak bende koca bir kaos hali, sanki her şey karmakarışık ve toplayamayacağım gibi. Peki insanın evim diyebileceği nereler vardır yoksa bu sadece bir his midir?
Ben de canımdan çok sevdiğim ailem, kitaplarım belki inanmayacaksınız ama bir takımı evim olarak görüyorum hatta diyebilirim ki kapısı, bacası yok ama evim gibi hissettiriyor. Bazen kendimi anlayamıyorum, hep böyle mi hissedeceğim diye sorguluyorum ama sonra diyorum ki “Evden ayrılmam tam da böyle hissettirmeli zaten.” Çünkü benim için evden ayrılmak, ait olduğum yerden ayrılmak, kendimden de bir parça koparmak gibi .
Peki hep böyle mi devam ediyor, tabi ki hayır bedenim ve ruhum bu duruma alışıyor ve yerini özleme bırakıyor. Geri dönene kadar devam eden sancılı bir süreç. Ama öyle bir an var ki gitmekten başka çarenin kalmadığı anlar, o zamanlar sadece otobüsün camına yaslanıp ,kulağımda o an ne hissettiğimi yansıtan bir şarkı açıp yoluma bakıyorum, zaten asıl amaç da bu değil mi yola çıkıp, yoluma bakmak.