Gece
Gündüz

Rizeli Âlimler Rizeli Ahmed Fehmi Efendi

18 Mayıs 2026

20. yüzyılın başlarında Osmanlı ilim ve tasavvuf hayatının önemli simalarından biri olan Ahmed Fehmi Efendi, kökeni Rize’ye dayanan ve babası Abdülkerim Efendi olan bir âlim ve Nakşibendi-Hâlidî tarikatının Gümüşhanevî koluna mensup bir mürşittir. Onun hayatı, Gümüşhanevî Dergâhı’nın ilimle maneviyatı birleştiren modelinin seçkin bir örneğini teşkil eder.

Manevi Eğitimi ve Gümüşhanevî Ekolü

Ahmed Fehmi Efendi’nin manevi kimliğinin şekillenmesinde en büyük rolü, hocası ve mürşidi olan Kastamonulu Hasan Hilmi Efendi (ö. 1911) oynamıştır. Manevi yolculuğunu (seyr-i sülûk) onun yanında tamamlamıştır. Hasan Hilmi Efendi, meşhur Gümüşhanevî Dergâhı’nın kurucusu Şeyh Ahmed Ziyâeddin Gümüşhanevî’nin önde gelen halifelerinden biriydi.
Bu ekol, kurulduğu günden itibaren medrese ile tekkeyi, ilim ile ameli, yani teorik bilgi ile manevi terbiyeyi birleştiren bir anlayışı temsil etmiştir. Kurduğu kütüphaneler, kendi matbaasında bastırdığı kitaplar ve yetiştirip dünyanın dört bir yanına gönderdiği âlim ve ârif insanlar aracılığıyla İslami düşünce ve yaşayış üzerinde derin izler bırakmıştır. Ahmed Fehmi Efendi de bu köklü geleneğin içinde yetişmiş hem ilmi yeterliliğe hem de manevi derinliğe sahip bir rehber olmuştur.

Hocasının Gözünden Ahmed Fehmi Efendi

Hocası Hasan Hilmi Efendi’nin, yetiştirdiği bu değerli talebesine olan güveni ve sevgisi, onu tanıttığı şu sözlerde açıkça görülmektedir:
“O, sâlih, kemal sahibi, ârif-i billâh, lütuf, kerem, mürüvvet ve güzel ahlak sahibi biridir. Allah her an onunla beraber olsun (ilahi rahmetini ve inayetini ondan ayırmasın). Emin peygamberin hürmetine ona her hareket ve sükûnunda lütufta bulunsun.”
Bu ifadeler, Ahmed Fehmi Efendi’nin sadece ilmiyle değil, aynı zamanda ahlaki olgunluğu ve tasavvufi derinliğiyle de hocasının takdirini kazandığını göstermektedir.

Aldığı İcazetler ve İlmi Silsilesi

Ahmed Fehmi Efendi, hocasından şu önemli eserler için icazet almıştır:
Delâilü’l-hayrât: Şeyh Muhammed el-Cezûlî’ye ait bir salavat kitabıdır. Ahmed Fehmi Efendi bu icazeti, 3 Zilkade 1318 (22 Şubat 1901) tarihinde almıştır. Bu icazetin silsilesi, Kastamonulu Hasan Hilmi Efendi’den başlayarak geriye doğru Şeyh Ahmed Ziyâeddin Gümüşhanevî, Seyyid Hafız Ali, Şeyh Muhammed ed-Dimyâtî en-Nakşibendî, Şeyh Muhammed b. Ahmed el-Mağribî, Şeyh Ebü’l-Kâsım es-Süfyânî gibi büyük isimler üzerinden eserin müellifi Şeyh Muhammed el-Cezûlî’ye ulaşır.
Kasîde-i Bür’e:İmam Bûsîrî tarafından Peygamber Efendimiz’i [sallallahu aleyhi vesellem] övmek için yazılmış, İslam edebiyatının en meşhur kasidelerinden biridir. Bu icazetin silsilesi de yine Gümüşhanevî, Şeyh Seyyid Hafız Ahmed Necîb, İbnü’l-meyyit Şeyh Muhammed Dimyâtî gibi isimler üzerinden müellifi İmam Bûsîrî’ye dayanır.
El-Hizbü’l-A‘zam ve’l-virdü’l-efham: Büyük hadis ve fıkıh alimi Molla Ali el-Kârî’ye ait kapsamlı bir dua kitabıdır.
Bu icazetler, Ahmed Fehmi Efendi’nin Gümüşhanevî kolunun temel virdlerini ve manevi mirasını devraldığını ve bunları başkalarına aktarma yetkisine sahip olduğunu göstermektedir.

Hocasından Nasihatler

Hasan Hilmi Efendi, halifesi Ahmed Fehmi Efendi’ye sadece ilmi icazetler vermekle kalmamış, aynı zamanda şu çok kıymetli tavsiyelerde bulunmuştur:
“Takvayı, ibadetleri özellikle de farz namazları cemaatle vaktin başında kılmanı, teheccüd, kuşluk ve evvâbîn namazlarını kılmanı, her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmanı, hayır ve iyilik sahipleriyle birliktelik etmeni, (ahlaksız) gençlerle ve kötü insanlarla karşılaşmaktan kaçmanı tavsiye ederim.”

Ayrıca,Peygamber Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] şu hadislerini hayatına rehber edinmesini istemiştir:
“Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol. Kendini kabir halkından biri gibi kabul et.”
“Sana gelmeyene sen git. Sana zulmedeni affet. Sana kötülük edene iyilik yap.”

Hocası Hasan Hilmi Efendi’nin, talebesine duyduğu derin güveni ve ondan beklentisini gösteren şu mütevazı sözleri ise aralarındaki manevi bağın ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymaktadır:
“Ey gizlilikte ve açıklıkta takva ile yol yürüyen sadık talip! Senden hüsn-ü hâtime (güzel bir son) için bana dua etmeni istiyorum. Şüphesiz ki Allah, takva sahipleriyle ve iyilik yapan kimselerle (rahmet ve inayetiyle) beraberdir.”

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.