yüzünü öfke yuttu gülüşlerimin
buzdan alevler verdim soluduğum nefese
hayat bir çocukken kabzaların ucunda
kırıldı dalları ağaçlarımın
yuva bildi kalbimi en zengin hamle
ağırdan aldı tarih
vuruldum bir çırpıda
ey yağmurun ritmiyle ağlayan çocuk yüzlüler
ruhumun dehlizinde kaybolan acılarım
gök/yüzümdeki sâlâ
söyleyin
nedir bahanesi toprakta kanın
bir kar tanesi gibi yığılan yüreğime
kuşları yaklaşmıştı teker teker ölümün
ruhumu kapısında buldum secdenin
başlayınca bir harften yangını kelimenin
ağırdan aldı tarih
öpüldüm bir çırpıda
yankısı suya vuran gölgelere baktıkça
damarımda dolaşan hüznüydüm bekleyişin
kavruldum ateşiyle bir kum tanesi gibi
içimdeki sahranın ayak izlerindeyken
ne yana bakar şimdi
avucumda sır gibi eriyen güneşlerim
/ başımda ulu Çınar
/ ardımda gül derenim
ağırdan aldı tarih
gömüldüm bir çırpıda